Konkordato Nedir? Nasıl istenir?

Bilindiği gibi son dönemde Türkiye ekonomisinde yaşanan dalgalanma ve döviz kurundaki ani yükseliş nedeniyle birçok firma finansal olarak çok zor duruma düşmüştür. Özellikle yurt dışından ham madde getiren firmaların maliyetlerinin artması ve iç pazardaki talep düşüşü nedeniyle birçok firma iflasın eşiğine gelmiştir. Ülkemizde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında 31.07.2016 tarihinde yayımlanan 669 sayılı KHK madde 4 ile sermaye şirketlerinin iflas erteleme talebinde bulunması ve mahkemelerce iflas ertelemeye karar verilmesi engellendi. Bu nedenle birçok firma daha önce sıklıkla kullanılmayan konkordato kurumuna başvurmaya başladı.

 

Konkordato İcra ve İflas Kanununun 285 ila 309. Maddelerinde düzenlenmektedir. 28 Şubat 2018 tarihinde yapılan değişiklikle bu maddelerde köklü değişiklikler yapılmıştır.  Örneğin görevli mahkeme icra mahkemesinden asliye ticaret mahkemesi olarak değiştirilmiştir. Gider avansı da Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan gider avansı olarak belirlenmiştir ki bu Haziran 2018’de yayımlanan tarifeye göre 30.000 TL civarındadır[1].  Madde tacir ve tüketici ayrımı yapmamış olmasına rağmen 30.000 TL civarında bir tutarı herkesin yatırmasına ayrıca 15-20.000 TL civarında avukatlık ücretini her tüketicinin ödemesinin mümkün olmayacağı açıktır.

 

28 Şubat 2018’de yapılan düzenleme ile değiştirilen 286. Maddeye göre aşağıdakilerin konkordato talebi ile sunulması gerekmektedir:

a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

 b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

 c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

 d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

 

Yeni yapılan düzenleme ile bu belgelerin olması halinde mahkeme 287. Maddeye göre 3 aylık geçici mühleti verir denilmektedir. Daha önceki düzenlemede “talep uygun görülürse” denilmekte iken yeni düzenlemedeki ifade şöyledir:

 

“Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.”

 

Görüldüğü üzere yukarıdaki evrakların tam (eksiksiz) olması halinde mahkemeye 3 aylık geçici mühlet verme konusunda bir takdir hakkı tanınmamıştır.

 

Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. İhtiyati tedbir kararlarına karşı dahi kanun yolu açık olmasına rağmen burada evrakların eksiksiz olması halinde borçluların 3+2 ay toplamda 5 aylık bir süre boyunca kanun yoluna dahi gidilemeyen bir süre kazanmaları mümkündür.

 

Konkordatonun çeşitleri hakkında bir sonraki yazımızda bilgi verilecektir.

 

[1] (Konkordato talep edilirken bildirilen alacaklı sayısının üç katı tutarında tebligat gideri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı olan 550,00 Türk Lirası, Resmi İlan Fiyat Tarifesinde belirlenen Basın-İlan Kurumu resmi ilan portalında yapılacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı, İlgili kurum ve kuruluşlara yapılacak bildirim için 50 adet iadeli taahhütlü posta ücreti, Bir bilirkişi için Bilirkişi Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin üç katı tutarı, Mahkemece belirlenecek ücreti sonradan tamamlanmak üzere konkordato komiseri olarak görevlendirilecek kişi için asgari 1.000,00 Türk Lirası üzerinden hesaplanan beş aylık ücret tutarı, Diğer iş ve işlemler için 300,00 Türk Lirası, İflasa tabi olanlar yönünden 15.000,00 Türk Lirası iflas gideri toplamını kapsar)

Konkordato hakkında

Ülkemizdeki son dönemdeki ekonomik tablo karşısında birçok şirket ve kişi konkordato ilan etmek zorunda kalmıştır. Ancak konkordato terimi çok sıklıkla duyulan bir terim olmasına rağmen içeriği konusunda soru işaretleri sürmektedir.

Bu nedenle şirketimiz tarafından konkordato hakkında toplumu bilgilendirme ve güncel gelişmelerden haberdar etme amacıyla bir websitesi ve twitter hesabı oluşturulmuştur.

 

Websitesi için tıklayınız www.konkordatoilani.com

Twitter hesabı için tıklayınız @konkordatoilani

 

Bu site ve twitter hesabında her gün konkordato ilan eden firmalara yer verilecek olup aynı zamanda konkordato hakkında bilinmesi gereken tüm bilgiler ve güncel haberler yer alacaktır. İlgililere yardımcı olması dileğiyle.

 

Önemli Uyarı: Bu web sitesinde sunulan içerik ve kaynaklar reklam amacı taşımamakta olup, profesyonel tavsiye olarak düşünülmemelidir. Profesyonel yardım konusunda uzmanlardan destek almanızı tavsiye ederiz.

Bu web sitesini belirli aralıklarla güncelleyeceksek de, bu sitede yer alan bilgilerin eksiksiz, doğru ve güncel olduğu garanti edilmemektedir. Bu bilgiler en son hukuki durumu yansıtmayabileceğinden okuyucular bu bilgilere dayanarak hareket etmemelidirler.

Antalya Piyazı Coğrafi İşaret oldu

29.12.2017 tarihinde Antalya Piyazı da tescil edilen coğrafi işaretler arasına dahil oldu. Aşağıda Coğrafi İşaretler ile ilgili bültenden alınan tarifini bulabilirsiniz. Afiyetle yemeniz dileğiyle 🙂

Antalya Piyazı: Bu coğrafi işaret, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 41 inci Maddesi kapsamında 15.05.2017 tarihinden itibaren korunmak üzere 29.12.2017 tarihinde tescil edilmiştir.

Tescil No : 315
Tescil Tarihi : 29.12.2017
Başvuru No : C2017/040
Başvuru Tarihi : 15.05.2017
Coğrafi İşaretin Adı : Antalya Piyazı
Ürün / Ürün Grubu : Piyaz / Yemekler ve Çorbalar
Coğrafi İşaretin Türü : Mahreç işareti
Tescil Ettiren : Antalya Ticaret ve Sanayi Odası
Tescil Ettirenin Adresi : Göksu Mah. Gazi Bulvarı No: 531 07310 Kepez / ANTALYA
Coğrafi Sınırı : Antalya ili ve ilçeleri
Kullanım Biçimi : Antalya Piyazı coğrafi işareti, marka ile birlikte ve marka ibaresinden küçük olmamak üzere ürün markasının kullanıldığı yerlerde (menü v.b.) yer alacaktır.

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:
Antalya usulü piyaz yaklaşık yüz yıla yakın geçmişi ile il sınırlarını aşan bir üne sahip olmuştur. Antalya ilinde geliştirilen ve ünlenen piyaz yapım tekniği ile uğrayan yerli ve yabancı turistin tadına bakmadan gitmediği bir yöresel ürün haline gelmiştir. Antalya Piyazı tarator soslu bir fasulye yemeğidir. Başka yörelerde yapılan piyaz çeşitleri salata olarak tüketilirken, Antalya ve ilçelerinde ana yemek olarak yenilmektedir. Antalya usulü piyazın ayırt edici özelliği tarator sosu kullanılmasından, üretim şeklinden, taratorun yapılışından ve kullanılan küçük taneli fasulyesinden ileri gelmektedir. Antalya hakkında yazılmış eserlerde eskiden kullanılan Çandır Fasulyesinin (Phaseolus vulgaris)
yemeğe özellik kattığı belirtilmektedir. Günümüzde ise, Çandır Fasulyesi üretiminin çok kısıtlı olması nedeniyle, Çandır Fasulyesi özelliklerini taşıyan, küçük taneli, mat, damarlı Sıra tipi kuru fasulye kullanılmaktadır. Böylelikle
kuru fasulye pişme sırasında dağılmamaktadır. Piyaz, ayırt edici ana lezzetini küçük taneli fasulyesinden ve kuru fasulye üzerine bolca dökülen tarator sosundan almaktadır.

Üretim Metodu:
Kullanılan Malzemeler: Kuru fasulye, tahin, sarımsak, kaya tuzu, limon suyu, sirke, domates, soğan (isteğe göre), yumurta (isteğe göre), maydanoz, zeytinyağı.

Ana Malzeme
1 kg kuru fasulye: Sıra tipi kuru fasulye (mat, damarlı, küçük taneli)
Tarator Malzemeleri
Haşlanmış kuru fasulye 2-3 yemek kaşığı (Piyazcıların bazıları sosa fasulye koymadıklarını, sosunu yoğunlaştırdığını söylemektedirler.)
1 kg tahin: Kavrulmamış, açık renkli, yerli susamdan yapılmış tahin
1 baş sarımsak: Kaya tuzu ile dövülmüş yerli sarımsak
1 yemek kaşığı tuz: Kaya tuzu
250 ml. limon suyu: Mevsimine göre Antalya’da yetiştirilen Kara limon veya İnterdonato limonu suyu
250 ml. sirke: Üzüm sirkesi

Üst Malzemeler
Domates: Mevsimine göre tarla veya sera domatesi
Soğan: Beyaz, tatlı soğan (isteğe göre)
Yumurta: Haşlanmış yumurta (isteğe göre)
Maydanoz: Günlük, taze maydanoz
Zeytinyağı: Naturel sızma

Fasulye Haşlama
Fasulye bir gün önceden tuzlu suda ortam sıcaklığında bekletilir. Geceden bekletilen suyu dökülür, birkaç kez suyu değiştirilir. Üste çıkanlar ve köpüğü alınır. Fasulyeler çatlayıp iyice pişinceye, haşlama suyu çekilir gibi
oluncaya kadar haşlanır ve ılımaya bırakılır. Süzülerek tabağa alınır.

Tarator Hazırlama
Tarator sosu hazırlanırken tahin, limon suyu, kaya tuzu, sarımsak ve sirke (isteğe bağlı 2-3 yemek kaşığı haşlanmış fasulye) kullanılır. Büyük çaplı üretimde oran olarak, 1 kg tahine 250 ml. sirke, 250 ml. taze sıkılmış
limon suyu, 1 yemek kaşığı kaya tuzu ve 1 baş sarımsak kullanılır.

Servise Hazırlama
Fasulye ılıkken üzerine tarator sosu gezdirip, karıştırılır, üzerine de doğranmış domates, isteğe göre soğan ve haşlanmış yumurta eklenir. Zeytinyağı ve maydanoz ile süslenerek servis edilir.

Coğrafi Sınır İçerisinde Gerçekleşmesi Gereken Üretim, İşleme ve Diğer İşlemler:
Antalya Piyazı yöre ile özdeşleşen uzun yıllardır bilinen ve yörenin kültürel birikimi ile günümüze ulaşan bir piyaz türüdür. Bununla birlikte piyazın sosunda tahin kullanılması ürünün lezzetinde farklılık yaratmaktadır. Ayrıca
ürünün hazırlanması ustalık gerektirmektedir. Bu sebepten yöre ile özdeşleşmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe girdi

Uzun zamandır beklenen yasa sonunda yürürlüğe girdi. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Daha önceki İhtira Beratı Kanununun Osmanlı döneminde çıktığı ve bir önceki 551 sayılı Patent KHK’nın bir KHK olması nedeniyle Cumhuriyet dönemindeki ilk Patent Kanunu olduğunu söyleyebiliriz bu yasanın. Birçok yenilik getiren bu kanun hakkındaki açıklayıcı yazılarımızı sürdüreceğiz. Kanun hakkında büromuz tarafından bir web sitesi hazırlanmıştır. www.sinaimulkiyetkanunu.com sitesinden tüm kanun metni, gerekçe ve eski kanun metinleri karşılaştırmalarına ulaşabilirsiniz.

14. Madde İptal Edildi

Beklenen oldu ve son olarak “kullanılmama nedeniyle iptal” hükmü olarak elimizde kalan 14. madde de Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edildi. Bilindiği üzere zaten Marka KHK’daki birçok hüküm AYM tarafından teker teker iptal edilmişti. Bu nedenle 22 Aralık 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulundan geçerek kabul edilen yeni Sınai Mülkiyet Kanununun önemi daha da artmıştı. Ancak yeni yasa henüz yürürlüğe girmeden gelen bu karar ile hali hazırda süren davaların akıbetinin ne olacağı da tartışılmaya başladı. Eğer süren davaların düşeceği yönünde kararlar çıkarsa bunun birçok karmaşa yaratacağı ve hak mahrumiyetine yol açacağı açıktır. AYM kararına buradan ulaşabilirsiniz.

Yeni Kanunun Getirdikleri

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu birçok yeniliği de hayatımıza getirmekte. Bunların hepsinin listesinin de yapılması gerekiyor ancak kısaca en önemlilerini özetleyecek olursak şunlar olacaktır yenilikler:

  • Öncelikle Türk Patent Enstitüsünün ismi Türkiye Patent ve Marka Kurumu olarak değişmiştir. Kısa ismi de Türk Patent olacaktır.
  • Marka sahibinin izin vermesi halinde artık başka bir kişi markayı tescil edebilecek. “Letter of consent” olarak adlandırılan ve yurt dışında kullanılan bu uygulamanın ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırması düşünülmektedir.
  • Bir diğer özellik markalarda kullanmama itirazı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani sizin markanıza itiraz edilmesi durumunda, siz de karşı taraftan markasını kullandığını kanıtlamasını isteyebileceksiniz.
  • Bir diğer önemli değişiklik sürelerde meydana gelmiştir. Artık markaların yayın süresi 3 ay değil 2 ay olacaktır. Ayrıca bilindiği üzere bültenler ayda 2 kez yayınlanmaya başlamıştır.
  • Faydalı Modellere inceleme gelmiş ve incelemesiz patent sistemi kaldırılmıştır. Ayrıca patentlerde Avrupa’daki düzenleme ile uyumlu şekilde tescil alındıktan sonra da Türk Patent önünde itiraz edilebilmesine imkan tanınmıştır.
  • Tasarımlarda da inceleme sistemine geçilmiştir. Artık Türk Patent kendi yapacağı inceleme sonucunda tasarımı yeni olarak görmezse reddedebilecektir.

Tüm bu değişikliklerin kendi içinde çok detaylı ayrıntıları mevcut olup ayrı bir yazının konusunu oluşturmaktadır.

Sınai Mülkiyet Kanunu Kabul Edildi

22.12.2016 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Sınai Mülkiyet Kanununun tümü kabul edilerek yasalaştı. 6769 sayılı yasa henüz Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmemiştir. Ancak en kısa zamanda girmesi beklenmektedir. Meclis sitesinden metnine buradan ulaşabilirsiniz. Tüm fikri mülkiyet camiasına hayırlı olması temennisiyle.